8 Mayıs 2012 Salı

Sınırların Olmalı!


Sınırları olmalı insanın. Bunu düşünmeye başlayalı çok oldu. Ama yapamadım.

Neden böyle bir şey düşünmeye başladım? Öyle bir zaman geldi ki “başkaları için yaşamanın” bir ağırlığını hissetmeye başladım. Bunu yanlış anlamayın bencillik değil anlatmak istediğim.

Özellikle üniversiteye başladığım andan itibaren hep farklı şeyler yapmak istedim bir öğrenci olarak. Kulüp çalışmaları ile başlayan, dernek ve vakıf ile devam eden günlerim oldu.

Hiçbir zaman sorumluluk almaktan kaçınmadım. Her durumda farklı şeyler yapabilmek için son durumda olmayacak işlerin altına girdim. “Hayır” diyemeyince ve “sınır”ların olmayınca başkaları için aldığın sorumluluğun altında yorulacağımı gördüm.

Bunları görünce anladım ki sınırlarım olmalı artık. Ama neden daha önce sınırlarım olamadı?
Öncelikli olarak birinin bana karşı bir sınır koyması beni incitebilirdi. O yüzden bunu yapamazdım. Sınır koymak kendimi suçlu hissetmeme yol açardı. Sınırım için bazen köprülerimi yıkmak zorunda bile kalabilirdim. İşte bu sebeplerden koyamadım sınırlarımı.

Birde yaptığınız işe karşınızdaki kişi size suçluluk duygusu yaşatırsa geri ödeme düşüncesi ile daha fazla 
yorulursun. Senin mutluluğun her zaman ikinci planda olur. Benimde durumum böyle  oldu zaman zaman.

Fazla uzatıyorum ve toparlayamacağım gibi hissediyorum J

Sevgili dostlar hayatınızda aldığınız her yeni sorumlulukta sınırlarınız olsun. Yorulacağınızı hissettiğinizde ve kendinize zaman ayıramadığınızı gördüğünüzde dönüp arkanıza bir bakın zaman geçmeden. Geride bıraktığınız her şey sizi üzmeden.

Son söz: Üniversitede üç yıl çatısı altında olduğum YTÜ IEEE kulübümden bu gün itibariyle ayrılmanın bir hüznü var içimde. Bu süreçte benimle olan ve çalıştığım bütün dostlarıma teşekkür ederim. Kırgınlıklarım çok oldu ama hepsi geride kaldı. Kırdıklarımda beni affeder heralde. İyi kötü yeni seçilen arkadaşların yanında oluruz her zaman ama geminin limandan ayrılma vakti gelmişti çoktan. Ayrıca büyük zevk ile yaptığım dernekteki görevimden de ayrıldım. Oradaki hemşerilerimde beni affetsin ani bir ayrılık oldu. Olsun bizi birleştiren “Trabzon Sevdası” oldukça ayrılmayız zaten. 

2 yorum: